Hayatımda kitap okumanın çok önemli bir yeri var. Şu klasik, “hobileriniz” kısmına “kitap okumak” yazanlardan değilim ben. Ya da “boş vakitlerinizde ne yaparsınız?” diye sorulduğu zaman “kitap okurum” diye atlayanlardan değilim. Zaten oldum olası, “boş vakitlerinizde ne yaparsınız” sorusu garip gelmiştir. Bu soru taaa ortaokuldaki meşhur anket defterilerimizde bile vardı. Ve ben hep aynı şeyi düşünüp aynı cevabı verirdim: “Bir şey yapıyorsam o boş vakit değildir ki.”
Hala da aynı şekilde düşünüyorum. Özellikle de kitaplar konusunda. Kitap okumak, benim “boş” vakitlerimi değerlendireceğim bir “araç” değil. Başlı başına vakit yaratacağım, onlarla başbaşa kalıp dünyalarına dalacağım bir amaç. Sadece okumanın hazzını almak için okurum. Sayfalar arasındaki dünyada kaybolmak, satırların bana fısıldadıklarını duymak için..
Bu dünyaya ilk adım atışım, kitap okumayı çok seven bir çokları gibi benim için de, daha okumayı öğrenmeden önce, annemin bana okuduklarıyla başladı. Okumayı çok seven annem, bana da bu alışkanlığı kazandırmak için beni uyutmadan önce kitap okurmuş bana. Hafızam iyi değil zaten ama ne kadar iyi olsa da hatırlayamayacağım kadar küçükmüşüm. Zaman geçip de ben biraz biraz ne olduğunu anlamaya başlayınca, bu kitap okuma zamanlarından çok keyif almaya başlamışım (bu kısımları hatırlamaya başlıyorum). Uyumadan biraz daha, biraz daha dinlemek için anneme yalvarırmışım, daha çok okusun diye. Zzavallı annem o kadar çok okurmuş ki bazen kendi uyuyakalırmış. Favori kitaplarımı o kadar çok okutmuş, o kadar pür dikkat dinlemişim ki her kelimesini ezberlemişim zamanla. Bir gün bize gelen dayıma kitabımı açıp kelimesi kelimesine okumuşum. Hatta sayfa çevirme zamanı geldiğinde sayfaları çevirmişim. O şaşkınlıkla dayım “bu kız okumayı öğrenmiş, sizi kandırıyor!” diye bağırmış..
Nihayet okumayı öğrenmem.. Kendi başıma okuyabilmenin o büyük hazzı.. Annemin bana okuduğu o ilk kitaplardan; civcivlerden, köpeklerden, koşup oynayan çocuklardan bu yana binlerce kitap okudum. Çok şey öğrendim. Kitaplar bakış açıma, hayat tarzıma, kendimi ifade edebilme gücüme çok şey kattı.
Anne, iyi ki bana kitap okudun. İyi ki hiç sıkılmadan saatlerini bana verdin.
Okumayı sevdirmek için başlanacak çocuk kitapları önceden çok bulunmazdı. Şimdi hem kitapların sayısı hem de onlara ulaşma yolları çoğaldı. Bu sefer de kaygılar başladı: “Hangisini alsak? Nereden alsak? En iyisini kime sorup bulsak? ”Bu site, tüm bu sorulara yanıt vermek için burada. Çocuklara candan bağlı insanların özverisiyle, her kitap tek tek incelenerek seçiliyor. Buradakiler, siteye eklenen her kitabın arkasında. O kadar ki, içlerine sinmeyen bir kitabı eklemiyorlar.
Sözün özü: Kitap dünyasına adım atmak için doğru yerde ve güvenilir ellerdesiniz!