Araş. Gör. Seda Gül Kartal
Marmara Üniversitesi
Atatürk Eğitim Fakültesi
İlköğretim Bölümü
Hayat boyu devam eden bir süreç olan eğitim, ailede başlar ve okul yaşantısıyla devam eder. Bu süreç içerisinde çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuk eğitiminde doğrudan rol oynadığını ve bir araç vazifesi gördüğünü söylemek yanlış olmaz. Bu ürünler, çocuğun zihinsel ve psikolojik gelişimiyle doğrudan ilişkili, eğitici özelliğe sahip ürünlerdir ve çocuğu ahlâk, sosyal yaşam ve insan ilişkileri açısından geliştirmede en nitelikli araçlardır.
Okuma becerisinin geliştirilmesinde de çocuk edebiyatının tartışılmaz bir yeri vardır ve çocuk edebiyatının en temel işlevlerinden biri çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmaktır. Keyif duyarak okuduğu kitaplar neticesinde çocukta okuma, zamanla bir alışkanlığa dönüşecektir. Aynı zamanda çocukların dil bilinci ve sevgisi kazanmasında, kelime dağarcığını zenginleştirmede büyük payı bulunmaktadır. Bilhassa sözlü edebiyat geleneğimize ait türlerden tekerlemeler ve bilmeceler hem çocuğun dil gelişimini hem de kelime dağarcığını zenginleştirmek açısından oldukça yararlıdırlar.
Çocuk kitaplarının okuma eğitimi dışında çocuğun düşünce ve duygu dünyasının gelişimi ile eleştirel ve yaratıcı düşünme becerisi kazanması üzerinde de birçok katkısı vardır. Çocukların okudukları eserlerden edindikleri değer yargıları, yaşamları boyunca onlara rehberlik edecek nitelikte olmalı ve çocuğu hayata hazırlama özelliği taşımalıdır. Bunun için kitapta doğru davranış kalıpları kullanılmış olmalıdır.
Çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuğa iyilik ve duyarlılık, yardımseverlik, dayanışma ve paylaşma, iyimserlik, toplumsal temel ilkeleri benimseme, görgü kuralları, sorumluluk, iş birliği, başarısızlığı kabullenme gibi değerleri öğretme; anne-baba, kardeş, arkadaş, doğa ve hayvan sevgisi kazandırma; çalışmanın önemini kavratma; çocuğun yaratıcılığını ortaya çıkarma; algılama ve yorumlama yeteneğini geliştirme gibi fonksiyonları olmalıdır. Ürünler, evrensel değerlerin yanı sıra çocuğun içinde bulunduğu topluma ait kültürel değerleri de içermelidir. Çocuğun kendi kültürüne ait unsurları tanımasını sağlamak maksadıyla çocukların yerli yazarların eserlerine ve halk edebiyatı ürünlerine yöneltilmesine önem verilmelidir.
Değer kazandırmaya yönelik unsurların nitelikleri ve bu unsurların çocuğa hangi düzeyde sunulduğu da çok önemlidir. Anlatının seviyesinin çocuğun seviyesiyle eşdeğerde olmasına önem verildiği gibi eğitici ögelerin de çocuğun gelişim seviyesine uygunluğuna dikkat edilmelidir. Çocuk edebiyatı ürünleri; hem dil ve anlatım, hem de seçilen konular açısından, çocuğa görelik ilkesinden hareket edilerek ortaya çıkarılan eserler olmalıdır.
İçinde sadece öğretici ögeler barındıran ürünler, edebî ürün kategorisine girmez; bunlar ders kitabı niteliğinde ve kuruluğundadır. Bu tür kitaplar, çocukların kitap okumaktan soğumasına neden olabilir. Çocukların alaka duydukları konular ve gereksinimleri göz önünde bulundurularak kitap seçimi yapılmalıdır. Aile ve öğretmenler, kitap seçiminde rehber konumundadır. Birincil amaçları, çocukta okuma arzusu uyandırmaktır. Bunun için de kitapta, eğitici ögelerin yanı sıra çocuğun dikkatini çekecek nitelikte eğlendirici, mizahî ve merak uyandırıcı birtakım ögelere de yer verilmiş olması gerekmektedir. Bilhassa okul öncesi çocuğuna yönelik ürünlerde oyun tadı bulunmasına dikkat edilmelidir.
Kitabın çocuğun estetik duygusunu geliştirecek bir edebî değeri de bulunmalıdır. Çocukta sanat anlayışının oluşması ve gelişmesi amacıyla gerek kurgu, gerek dil ve üslup gibi estetik unsurlar bakımından nitelikli çocuk kitaplarının okunması gereklidir.
Çocuk eğitimi, psikolojisi ve sosyolojisi alanında bilgi sahibi olan, çocuk dünyasını iyi tanıyan yazarlar, çocukların dünyasıyla daha bilinçli bir ilişki kurabilmektedir. Yazar seçimi bu noktada önemli hâle gelir. Kitap, gerek karakterleri gerek konusu açısından çocuğun gündelik hayatıyla doğrudan ilişkili olmalıdır. Bu durum çocuğun hikâyenin kahramanıyla kendisi arasında duygu, düşünce ve davranışlar açısından benzerlikler bulması ve kendisini özdeşleştirebilmesi açısından önemlidir.
Gerçekçi ve didaktik kitapları, çocukların sürekli okuması psikolojileri açısından pek faydalı olmayabilir. Tabiatında düş kurma eylemi var olan çocuğun, kendisine öğütler veren, doğru ve yanlış ayrımını keskin bir dille belirten bütünüyle gerçekçi kitaplar okuması, okuma isteğine gem vuracağı gibi düş gücünü de köreltebilir.
Çocuklar düş kurmaya ihtiyaç duyarlar ve düş kurmayı severler. Çevrelerindeki her nesne, her hayvan ve her insan, onların fantezilerinin bir parçası olabilir. Çocuğun düş kurması, yaratıcılığının gelişmesine ve zihinsel gelişimine katkı sağlar ve karakteri bu düşler vasıtasıyla şekillenir.
Fantastik çocuk edebiyatının temel işlevi, çocuğun düş gücünü geliştirirken aynı zamanda ona okuma sevgisi aşılamaktır. Çocuklar, bilhassa fantezilerinin gerçekleştiği kitapları okumayı severler. Cansız varlıkların ve hayvanların kişileştirilmesi gibi olağan dışı durumlar, onların gerçekleşmesini arzu ettikleri fantezileri arasında yer alır.
Fantastik ögelerin çocuk kitaplarında kullanılmasının gayesi; yaşadığımız dünyanın gerçekliğinden, baskıcılığından, kurallarından uzaklaştırarak çocukların yeni dünyalara yelken açmalarına imkân tanımak ve bilimin kesin kurallarıyla hâkim olduğu dünyamızda yeni ufuklar keşfetmelerini sağlamaktır.
Çocukların düş gücünün gelişmesine katkı sağlayarak yaratıcılıklarını ortaya çıkaran fantastik çocuk edebiyatı, aynı zamanda çocukların ilgi ve beklentilerini karşılayarak dikkatlerini çeker ve onları okumaya yönlendirir. Bu nedenle hangi yaş grubuyla ilişkili olursa olsun içinde fantastik ögeler barındıran metinlerin çocuğa okunması ve okutulması yararlı olacaktır. Ancak çocukların düşsel dünya ile gerçek dünya arasında bağ kurabilmeleri için fantastik ögelerin dozajı iyi ayarlanmalıdır.
Çocuğun eğitim hayatında önemli bir yeri olan çocuk edebiyatı ürünlerinin seçiminde anne-baba ve öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Çocuklara kitap seçiminde rehberlik yaparken bu gibi özelliklere dikkat etmenin yanında onların ilgilerine de dikkat edilmelidir. Asıl gayenin çocuklarımıza kitap sevgisi aşılamak olduğu unutulmamalıdır.
Seda Hanım, cümlelerinize tam anlamıyla katılıyorum.
ben yüksek lisans tezinizi de okudum, konu ve içerik itibariyle
oldukça yenilikçiydi…tebrik etmeliyim…
maalesef ülkemizde fantastik çocuk yazını,
tv deki (olumsuz) fantastik kahramanlarla özdeşleştirilip ön yargılarla
daima dışlanıyor…biz okumayan bir ülkede yaşıyoruz,
çocukların hayal dünyasını beslemeyi ciddiye almadıkça da
okumamaya mahkumuz..