Melisa tarafından 12 Nisan 2010 tarihinde yazıldı.

yapincak

Çocuk Kitapçısı Kipitap.com üçüncü röportajını Nisan ayında Yapıncak Gürerk Okyar ile gerçekleştirdi. Çocuklarla müzik alanında çalışan Yapıncak’la çocuk gelişimi, çocukların dünyasında müzik vb. konuları konuştuk…
Kipi: Biraz kendinizden özellikle de kariyerinizi çocukların da içinde olduğu projelere kaydırma nedeninizden bahseder misiniz?

Yapıncak Gürerk Okyar: Ben çok küçük yaşlarda klasik piyano eğitimime başladım. Piyano ciddi iştir. Sevgi, özveri ve disiplin gerektirir. Ama sonucu harikadır. Bir eseri ortaya çıkarmak, bir besteciyi anlamaya çalışmak, sınırlarınızı zorlamak ve tabii sonunda da yaptığınız müziği dinleyiciyle paylaşmak. Uzun yıllar işte böyle bir düzen içinde yaşadım.
Ama bir gün geldi, böylesine yoğun ve üretken bir eğitim ve performans hayatı içindeyken, hayatım birdenbire değişiverdi. Her şey sanki bir toz bulutu olup gidiverdi ve hayat bambaşka bir şekilde, bambaşka bir noktada benim için yeniden başladı. Kızım Ada doğdu.

Kipi: Ada’nın doğumuyla hayatınızda bir çok şey değişmiş olsa gerek.

Ada şanslı bir bebeklik yaşadı. Piyano sesleri eşliğinde büyüdü. Müzisyen arkadaşlarımla birlikte yaptığımız müzikleri ve coşkumuzu görerek, duyarak büyüdü. Haliyle de bebekliğinde mırıldanmaları ile, sonrasında gülücükleri, dansları, şarkıları ile bize katıldı. Müziğin onu böylesine mutlu etmesi beni yavaş yavaş yepyeni bir alana yönlendirmeye başladı. Onun, birlikte müzik yaptığımız anlarda verdiği tepkiler, müziğe verdiği cevap o kadar güzeldi ki… İşitsel algısının da günbegün büyük bir hızla geliştiğini gözlemliyordum ve bu beni çok şaşırtıyordu.

DSC_4811 Kipi: Music Together‘la tanışmanız nasıl oldu?

Uzun yıllardır yetişkinlere ve çocuklara piyano dersleri veriyorum. Çok     fazla küçük öğrencim oldu ama yine de ders verdiğim en küçük öğrenci 3.5 yaşında idi. Kızım sayesinde, bebekler için de belli bir müzikal ortam yaratıldığında, pekala bir şeyler yapılabileceğine inandım. O dönem heyecanla yaptığım araştırmalarım sonucunda Music Together’la tanıştım. Kısa süre içinde tanışıklığımı ilerleterek, Amerika’ya gidip merkezlerinde gerekli eğitimi tamamladım ve geçen sene Türkiye’deki ilk Music Together programını yürütmeye başladım.

Kipi: Bebeklerle ve çocuklarla çalışmak nasıl bir duygu?

Ben bebeklerle, çocuklarla birlikte müzik yapmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Zaten onların müzik yapma heyecanlarına şahit olmak benim için başlı başına çok özel bir duygu. Coşkularını paylaşmanın yanısıra, aynı zamanda onlara hayatları boyunca hemen her alanda olumlu etkisini hissettirecek müzikal gelişimlerine de katkıda bulunabildiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Bu minik insanlarla birlikte müzik yapmanın benim için bir salon dolusu büyük insana çalmakla eşdeğer bir haz olduğunu söyleyebilirim.

Kipi: Music Together’dan biraz bahsedebilir misiniz? Burada yaptığınız şey tam olarak nedir ve çocuklara ne katar?

Music Together, 0-5 yaş arası bebekler ve çocukların aileleri ile birlikte katıldığı on haftalık bir aile müzik etkinliğidir. Seçtikleri gün ve saatte ailelerimizle, 10 hafta boyunca biraraya gelip 45 dakika boyunca birlikte müzik yaparız. Her yıl Sonbahar, Kış ve Bahar Dönemi olarak üç ana dönemden ve bir kısa yaz döneminden oluşur. Bahar dönemi kayıtlarımızı şu sıralar alıyoruz.

DSC_4798 Hemen her bebek, müziğe yatkın bir duyuşla dünyaya gelir. Yani daha bebeklik çağında çocuklarımıza zengin bir müzikal ortam sağlayabilirsek eğer, onların henüz beş yaşına bile gelmeden temel müzikal yetkinliğe kavuştuklarını görebiliriz. Çoğu okuyana bunun hayal gibi geleceğinin farkındayım ama inanın derslerde yaşadıklarımız bunun aslında bir hayal olmadığını gösteriyor bize. Music Together sınıflarında bu becerinin gerçekleşmesindeki en büyük katkıyı aile modelliği oluşturuyor. Uyguladığımız karma yaş düzeninin desteği ile yaratılan aile ortamında çocuklar, kardeşleri, ebeveynleri veya diğer yakınları ile birlikte müzik yapıyorlar. Erken dönemde çocuklar nasıl ki konuşmayı ve yürümeyi kendi doğal gelişim süreçlerinde ebeveynlerinden öğrenirler, müzik becerilerini de, aynı şekilde anne-babaları ile birlikte yaşadıkları bu coşku dolu müzikal deneyimlerle geliştiriyorlar.

Her dönem değişen şarkı setlerimiz var. Şarkıları destekleyen ve tonal ve ritmik farkındalık yaratan aktivitelerimiz ve uygulamalarımız var. Bunların hepsi son derece eğlenceli aktiviteler diyebilirim.

Programımızın bir özelliği de klasik öğretme-öğrenme sisteminden uzak durması; performans baskısı olmaksızın, çocukların her birini farklı bir birey kabul ederek, onların sosyal duruşlarına ve öğrenme biçimlerine saygı duymasıdır. Müzikal buluşmalarımızda çocuklarımız kendilerini hazır hissettikleri gelişimsel noktada müziğe katılmaya başlarlar. Bazısı önce gözlemlemeyi tercih eder, bazısı ise ilk melodide ortada dans etmeye başlar. Özgür bırakırız. Belli yaşta belli bir müzikal aşamayı gerçekleştirmeleri gibi hedeflerden ziyade, çocukları benzersiz bir birey kabul edip, kendilerine has gelişim çizgilerini takip ederiz. Bildiğiniz gibi müziğin çocukların zihinsel, bilişsel, sosyal gelişimlerinde ilerki hayatlarına da yansıyacak küçümsenmeyecek etkisi vardır. Biz de uyguladığımız  sistemle bu gelişime en uygun katkıyı yapmaya gayret ediyoruz. Bizimle birkaç dönem geçirip, bireysel enstürman dersi alma isteğinde olan çocuklar için programımız bir temel niteliği taşıyor.

Kipi: Çocukların müziğe yetenekli olup olmadiklari ne zaman, nasıl, ne gibi belirtilerden anlaşılır?

En basit tanımıyla müzik zekası, bir çocuğun zihninde müziği duymasıdır diyebiliriz. Bunu tıpkı hayal ettiğimiz bir nesneyi gözümüzde canlandırmaya benzetebiliriz. Ama işitsel algı çoğumuzda görsel algı kadar kolay işlemez. Bu hem doğuştan gelen, hem de büyürken geliştirilen bir beceridir. Müzikal ortamda büyüyen birçok çocuk, 4-6 yaş arasında temel müzikal yetkinliğe sahip olabilir. Bu duydukları bir melodiyi doğru seslerle söylemeleri ve ritmini doğru vücut hareketleri ile hissetmeleri anlamına gelir. Yetenek ise daha karmaşık bir şeydir. Yetenek bana göre sevgiyle, ilgiyle, duyarlılıkla görünür kılınan bir şeydir. Eğer bir çocuk dikkat çekici bir müzikal duyuş geliştirmişse, bir enstürmana gönül vermiş ve başından ayrılmıyorsa, enstürmanla ilişkisinde fiziksel kolaylıklara sahipse ve zamanını sevgiyle müziğe adamaktan zevk alıyorsa, doğru bir eğitime başlamanın da zamanı gelmiş demektir. Bu noktada doğru bir öğretmen seçimi önem kazanır.

DSC_4832Kipi: Çocuğunun müzik ile ilgili becerilerini arttırmak isteyen annelere neler tavsiye edersiniz? Esasında öncelikle bu beceriler nelerdir?

Onlara bolca kaliteli müzik dinletmek iyi bir başlangıç sayılabilir. Evde müzik duyan çocuğun müzikle ilişkisi daha farklı olacaktır. Ancak doğru müzikleri dinlemek çok önemli olmasına ve bu alanda belli bir kültür geliştirmesine rağmen, bir anlamda da pasif bir tüketim olacaktır. Dolayısıyla anne-babalara benim önerim, çocukları ile birlikte müzik yapıp, onları aktif katılıma teşvik etmeleridir. Bunun için evlerinde ailecek yaratacakları müzikal bir ortam hazırlamaları iyi olabilir. Bir müzik köşesi yaratabilirler, çocuklarının yaşlarına uygun bir enstürman sepeti hazırlayabilirler, birlikte dans edecekleri boş bir alan veya bebekleri kucaklarında birlikte şarkı söyleyecekleri sıcak bir köşeleri olabilir. Günlük rutinlerine müziği yerleştirebilirler. Belli saatlerde çocuklarına söyledikleri belli melodiler olabilir. Yatarken kendi sesleriyle söyledikleri, belki de kendi besteleri olan bir ninni, mama saatini müjdeleyen bir melodi, banyo saatine özel bir şarkı… Music Together ve benzeri programlara devam ederek de, eğitim konusunda daha uzman bir yaklaşımdan faydalanabilirler.

Kipi: Müzik zevkinin, müzik kulağının ya da az önce bahsettiğimiz becerilerin gelişmesinde ne gibi kitaplar tavsiye edebilirsiniz?

Son zamanlarda çok sayıda kitapta müzik konusunun işlendiğini görüyorum ve bu mutluluk veriyor. Programımızın yaş grubunun dışında daha büyük yaş gruplarına hitabeden çok güzel birkaç kitaba da rastladım. Hatta şu sıralar bunları okumaktayım. Ama küçük yaş grubu için hazırlanan kitapların küçümsenmeyecek bir kısmını “müzikli” kitaplar oluşturuyor. Ne yazık ki bu ’sesli’ kitapların büyük bir kısmı yanlış seslerle oluşturulmuş, yüksek desibelli tınılar içeriyor. Çocuklar ses kaynaklarını kulaklarına yaklaştırırlar, bu sesli kitaplardan bazıları onlarda duyuş bozukluklarına yol açacak kadar tehlikeli olabilir.  Ben doğru seslerle oluşturulmuş, hatta orjinal eser kayıtlarının eşlik ettiği kitapları tercih ediyorum. Metnin içinde müziğe ait konuları (enstürmanları tanıtıcı, bestecileri tanıtıcı, müzik yapmayı özendiren) işleyen kitaplar ve buna destek olacak profesyonel kayıtlı CD içeren kitaplar müzik açısından çocuklarımıza daha olumlu etki yapacaktır.

DSC_4781Kipi: Siz hangi kitaplarla büyüdünüz, Ada hangi kitapları seviyor ve sizce çocuk kitaplarında en önemli unsurlar nelerdir?

Çocukluğuma ait hatırladığım en güzel anılardan biri, önce annemle birlikte Alman Kültür Kütüphanesi, sonra da sokağımızda bulunan ve henüz küçük bir çocukken tek başıma yaptığım İngiliz Kültür Kütüphanesi ziyaretlerimdir. Bu yabancı kütüphanelerde resimleri ile gözlerimi kamaştıran kitapları hala unutamıyorum. Sanırım 3-4 yaşlarında iken annemi esir alıp, o Almanca kitapları bana okumasını isterdim. Kim bilir o büyülü resimlerin altında yazan hikayeler ne kadar muhteşem geliyordu o zamanlar bana? O zamanlar beni aynı derecede heyecanlandıran Türkçe kitaplardansa, Ayşegül Serisi’ne ait kitapları hatırlıyorum.

Bu noktadan hareketle diyebilirim ki, ilk dönemde çocukları en çok cezbeden şey illüstrasyonlar oluyor. Meraklarını harekete geçiriyor. Anne-babalarından hikayeyi duyma isteklerini perçinliyor. Bizler için de işte bu nokta önem kazanıyor. Hikayede asıl yazan ne? Bazı kitaplarda yazanların aksine doğaçlama masal anlatmak durumunda da kalabiliyoruz çünkü.  Bir de canlı renkli, göz alıcı resimler haricinde; daha az veya daha sade resimlemenin olduğu ve merak duygularını tetikleyici, sorular sorduran, yaratıcı düşünceyi teşvik eden, daha sade hikayeler içeren kitaplar var. Bunlar da kızımın hoşuna gidiyor.

Kipi: Çevirisini yapmış olduğunuz bir kitap var: Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler. Neden bu kitabı seçtiniz, kitapla ilgili bize biraz bilgi verebilir misiniz?

Hamileliğim sırasında bu kitabın yazarının yazdığı ilk kitabı okumuştum. Tracy Hogg beni öyle hazırlamış olmalı ki, kızım doğduğunda kendimi kırk yıllık anne gibi hissediyordum. Bebeğimin dilini okuyabiliyordum sanki. Benim çevirisini yaptığım daha kapsamlı olan son kitabı ise, bir rastlantı sonucu elime geçmişti. Ada üç aylık olduğunda okumaya başlayıp bir çırpıda bitirdiğim ama bir sürü satırın altını çizerek tekrar tekrar ele aldığım bu kitabın hayatımızı son derece kolaylaştırdığını söyleyebilirim. Sadece birkaç bilgi vermem gerekirse, kızım 3 aylıktan beri hemen her gece kesintisiz 12 saat uyuyor, beslenmesinde bir sorun yaşamadık ve 11 aylıkken tuvalet alışkanlığı kazandı. Çok sayılar içeren bir bilgi olduğunun farkındayım ama bebeklerimizin ilk üç yılında bu sayıların önemi gerçekten büyük oluyor!

Bu kitap benim ilk çevirim. Kitap Gün Yayıncılık’tan 2008 Aralık ayında çıktı.

Kitabın en büyük özelliği bebek bakımında belli bir rutinin önemini vurgulaması ve bunu uygulamak için anne-babalara net önerilerde bulunması. Eşim ve ben, kendi günlük düzenimize ve bebek büyütmeye dair inançlarımıza uyduğu için Tracy Hogg’un yaklaşımını kendimize yakın bulduk. Her ailenin bebeklerini büyütmede inandıkları doğrular farklıdır. Bizimle benzer doğruları paylaşan ailelere içten bir şekilde okumalarını öneririm.

Kipi: Bu güzel sohbet için teşekkür ederiz. Her zaman verdiğimiz “Bol Kitaplı Günler!” mesajımızın yanına bir de “Bol Müzikli Günler” mesajı eklemenin vakti gelmiş bence:)

Yapıncak Gürerk Okyar ile Music Together İstanbul için bir tık:)

Yapıncak Gürerk Okyar’ın çevirdiği Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler için bir tık:)

  1. ilknur
    15 Nis 2010 8:17 am

    Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler isimli mucize kitap sayesinde Yapıncak Hanımı tanıma fırsatım oldu. Şu anda blog sitesinden de yaptığı güzel şeyleri ve dünyalar tatlısı Ada’ yı hergün okuyorum. Kızımı büyütürken bir çok konuda bana çok faydası oldu. Yapmış olduğu ve yapacağına devam edeceğine inandığım girişimler için kendisini tebrik ediyorum.İnşallah tanışma fırsatımız da olur. Bu güzel röportaj için de size teşekkür etmek istiyorum.

Yorum Yapın