<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk Kitapçısı Kipi &#187; Kipi</title>
	<atom:link href="http://www.kipitap.com/blog/author/admin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kipitap.com/blog</link>
	<description>Kipitap.com Maskotu Kipi'nin Internet Günlüğü</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 07:43:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Alice Harikalar Ülkesi&#8217;nde</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2010/03/alice-harikalar-ulkesinde/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2010/03/alice-harikalar-ulkesinde/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 09:21:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=600</guid>
		<description><![CDATA[Alis Harikalar Diyarı&#8217;nda Tim Burton&#8217;un yönetmenlğinde sinemalardayken, kitaplarını hatırlamamak olmaz diye düşündük. Levis Carroll&#8217;un yazdığı hikayenin çeşitli yayınevlerinden çıkan versiyonları var. Biz en çok Can Çocuk&#8216;tan Tomris Uyar&#8217;ın çevirisiyle çıkan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinema.com/film/277873/alis-harikalar-diyari-nda">Alis Harikalar Diyarı&#8217;nda</a> Tim Burton&#8217;un yönetmenlğinde sinemalardayken, kitaplarını hatırlamamak olmaz diye düşündük. Levis Carroll&#8217;un yazdığı hikayenin çeşitli yayınevlerinden çıkan versiyonları var. Biz en çok <a href="http://www.kipitap.com/kitap/Alice-Harikalar-Ulkesinde/2144/">Can Çocuk</a>&#8216;tan Tomris Uyar&#8217;ın çevirisiyle çıkan ve <a href="http://www.kipitap.com/kitap/Alis-Harikalar-Diyarinda/2139/">İmge Kitabevi Yayınları&#8217;n</a>dan çıkan versiyonlarını seviyoruz.</p>
<p>Bu hafta haftanın kitabı olarak Can Çocuk&#8217;tan çıkan Alice Harikalar Ülkesinde&#8217;yi tanıtacağız.</p>
<p>Kitap 144 sayfa, siyah beyaz resimli. 10-12 yaş arasındaki çocuklara ve çocuk kitaplarından hiç bıkmayan büyüklere göre.</p>
<p>Sıradan bir küçük kız olan Alice, bir gün yolda tuhaf giyimli bir tavşanla karşılaşır; tavşan randevusuna geç kalmamak için koştururken, Alice de onun ğeşinden bir deliğe dalar ve o anda kendini olağanüstü bir serüvenin içinde bulur. Küçük kız, inanılmaz kahramanlarla dolu Harikalar Ülkesi&#8217;ne girmiştir. Burada gezinmeye başlar. Alice&#8217;i müthiş serüvenler beklemektedir.</p>
<p>Zaman ve mekan ile olay örgüsünün farklı bir anlatımla kaleme alındığı yapıt, yaratıcı düşünmenin gelişimine katkıda bulunurken, birbirinden ilginç kahramanlarıyla, çocuklar için okumayı eğlenceli hale getiriyor. Böylece, çocukların okuma isteği ve hızının artmasına yardımcı oluyor.</p>
<p>Alice Harikalar Ülkesinde adlı kitabı daha detaylı incelemek istiyorsanız <a href="http://www.kipitap.com/kitap/Alice-Harikalar-Ulkesinde/2144/">şuraya</a> bir tık:)</p>
<p>Ben bir de İmga Kitabevi Yayınları&#8217;ndan çıkan versiyonuna bakayım diyorsanız <a href="http://www.kipitap.com/kitap/Alis-Harikalar-Diyarinda/2139/">buraya</a> bir tık:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2010/03/alice-harikalar-ulkesinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kediler Padişahı &#8211; Okuma Atölyesi</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/12/kediler-padisahi-okuma-atolyesi/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/12/kediler-padisahi-okuma-atolyesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 09:29:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[yapı kredi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[12 ARALIK CUMARTESİ
ÇOCUK OKUMA ATÖLYESİ
Kediler Padişahı
Okuyucu: Özlem Seller
Yer: Sermet Çifter Salonu, 11.00
 
Birbirine âşık sümüklüböcekle yılanın, padişahın kızlarıyla evlenmek isteyen yılan kılığına girmiş dev oğlunun, hamamda&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>12 ARALIK CUMARTESİ</strong></p>
<p><strong>ÇOCUK OKUMA ATÖLYESİ</strong></p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Kediler-Padisahi/1887/">Kediler Padişahı</a></p>
<p>Okuyucu: Özlem Seller</p>
<p>Yer: Sermet Çifter Salonu, 11.00</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Birbirine âşık sümüklüböcekle yılanın, padişahın kızlarıyla evlenmek isteyen yılan kılığına girmiş dev oğlunun, hamamda gece eğlenceleri düzenleyen cinlerin, başka bir kılıkla şehri dolaşan şakacı padişahın, iyiye iyilik ve kötüye kötülük eden kediler padişahının, gökyüzüne tırmanan büyülü fasülyelerin ve turunç meyvesinin içinde var olup suda hayat bulan güzel kızların bize anlatacağı çok şey var&#8230;</p>
<p>Bu gizemli dünyanın sürprizlerini Gelişim Atölyesi Genel Müdürü Özlem Seller ile birlikte hem okuyarak hem de oynayarak yaşamaya ne dersiniz?</p>
<p>7-10 yaş arası tüm çocukları birlikte okumaya ve birlikte oynamaya davet ediyoruz.</p>
<p align="right"><strong>Lütfen rezervasyon yapınız.</strong></p>
<p align="right"><strong>(0212) 252 47 00/503</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/12/kediler-padisahi-okuma-atolyesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Kitapçısı Kipitap.com 1 Yaşında!</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/11/cocuk-kitapcisi-kipitap-com-1-yasinda/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/11/cocuk-kitapcisi-kipitap-com-1-yasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 17:07:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=460</guid>
		<description><![CDATA[
Çok heyecanlıyım. Aslında tüm Kipitap.com ekibi olarak çok heyecanlıyız. Geçen sene bugünlerde de yine ekip olarak çok heyecanlıydık. Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com&#8217;un açılış öncesi çalışmaları artık iyice hızlanmış; Tüyap Kitap Fuarı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/11/kipi1yas_fkucuk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-462" title="kipi1yas_fkucuk" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/11/kipi1yas_fkucuk.jpg" alt="kipi1yas_fkucuk" width="629" height="446" /></a></p>
<p>Çok heyecanlıyım. Aslında tüm Kipitap.com ekibi olarak çok heyecanlıyız. Geçen sene bugünlerde de yine ekip olarak çok heyecanlıydık. Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com&#8217;un açılış öncesi çalışmaları artık iyice hızlanmış; Tüyap Kitap Fuarı esnasında &#8220;Test Yayınına Açıldık&#8221; diyerek gezebilmek için geceli gündüzlü çalışıyorduk.</p>
<p>Sadece ofisteki ekibimiz değil; kendilerine iletilen kitapları okuyup değerlendiren danışmanlarımız; anne-babalar, öğretmenler, psikolog ve sosyolog arkadaşlarımız büyük bir hızla kitapları okuyup değerlendirmelerini iletiyorlardı.</p>
<p>Kitaplarının siteye eklenmesi için bize örnekler yollayan yayınevlerinden hergün yeni koliler geliyor; koliler açıldıkça ofisteki kitaplıklar doluyordu. Her kitap önce editör arkadaşların elinden geçiyor ve Kipitap.com&#8217;un veritabanına ekleniyor ardından fotoğrafçı arkadaşımızın setinden geçip fotoğraflanıyordu. Fotoğrafçı arkadaşımız Ozan, kitap çekmediği anlarda ofis kediciği İrmik&#8217;in fotoğraflarını çekmeyi ihmal etmiyordu&#8230;</p>
<p>Zeynep şu anda sadece çok büyük kitap kolilerinin içine girip kitap okusa da o sırada en ufak boy kitap kutularına bile sığıyordu. Tüm ekip depoda kitap sayımı yaparken Zeynep&#8217;in ofisteki akvaryumdaki turuncu japon balığına musallat oluşunu da atlamamak lazım.</p>
<p>Derken, eksiğiyle gediğiyle Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com yayına açıldı. Çok yakın çevremiz dışında kimseye haber verilmedi, hatta herkes yakın arkadaşlarına &#8220;ilk alışverişi sen yapsana&#8221; telkininde bulunurken birdenbire ilk alışveriş gerçekleşti&#8230; Üstelik de Kipitap.com ekibindeki hiçkimsenin tanımadığı bir anne yaptı alışverişi. (O günkü şenlik hali hala gözlerimin önünde)<br />
Öyle ki kargo firmamızla anlaşmanın son aşamasında olsak da daha anlaşmalar tamamlanmamıştı bile. (Kipitap.com ekibindeki nerdeyse herkes, kargocu kılığında kitap dağıtımı da yapmıştır, bu sırrı da açıklamış olayım)</p>
<p>Neyse, uzatmayayım, yokluğum her an fark edilebilir. Aslında şu anda yeni gelen kitapları okuyup depoya kaldırmam gerekiyor. Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com&#8217;un maskotu olarak ben de otomatikman Kipitap.com&#8217;la birlikte &#8220;yaş alıyorum&#8221; Kipitap.com&#8217;daki kitapa, yazar, çizer sayısı, ulaştığımız anne baba  ve çocuk sayısı arttıkça ben de daha çok şey öğreniyor, yepyeni dostlar ediniyorum.<br />
Çok heyecanlıyım. Aslında tüm Kipitap.com ekibi olarak çok heyecanlıyız. Geçen sene bugünlerde yayına başladık ve bugüne kadar binlerce kitap paketini binlerce çocuğa ulaştırdık, kitap sevmelerine, okur yazar olmalarına ve &#8220;doğru kitapları&#8221; okumalarına küçük de olsa katkıda bulunduk.</p>
<p>İçimiz çok rahat, okumadığımız kitapları tavsiye etmedik, sizlerle büyüdük, daha da büyüyeceğiz.</p>
<p>Nice güzel kitaplara; nice yıllara!</p>
<p>Sevgiler</p>
<p>Kipi!</p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/11/Kipit1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-461" title="Kipit1" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/11/Kipit1.jpg" alt="Kipit1" width="639" height="398" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/11/cocuk-kitapcisi-kipitap-com-1-yasinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Paranız Olsa Üstünde Ne Görmek İstersiniz?</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/10/bir-paraniz-olsa-ustunde-ne-gormek-istersiniz/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/10/bir-paraniz-olsa-ustunde-ne-gormek-istersiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 18:47:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=416</guid>
		<description><![CDATA[Yönetenler: Berrin Çakin Güç, Cemil Güç, Neslinur Akgün, Filiz Demirkaya
Yer: Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu, 15.00
Tarih: 14 Kasım Cumartesi
6-12 yaş arasındaki çocuklar, arkeolog Nihat Tekdemir&#8217;in rehberliğinde sikkelerin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetenler: Berrin Çakin Güç, Cemil Güç, Neslinur Akgün, Filiz Demirkaya</p>
<p>Yer: Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu, 15.00</p>
<p>Tarih: 14 Kasım Cumartesi<br />
6-12 yaş arasındaki çocuklar, arkeolog Nihat Tekdemir&#8217;in rehberliğinde sikkelerin gizemli dünyasına keyifli bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu ilginç atölyede, Ortaçağ&#8217;da sikke basımı, sikkelerin üstündeki resimlerin öyküsü anlatılacak ve daha sonra çocuklar kendi paralarını tasarlayacaklar.</p>
<p>Etkinlik 25 çocuk (6-12 yaş arası) ile sınırlıdır.</p>
<p>Lütfen rezervasyon yapınız.</p>
<p>(0212) 252 47 00/503</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/10/bir-paraniz-olsa-ustunde-ne-gormek-istersiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Modern&#8217;de Çim Üstünde Çıplak Ayaklar</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/08/istanbul-modernde-cim-ustunde-ciplak-ayaklar/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/08/istanbul-modernde-cim-ustunde-ciplak-ayaklar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 21:54:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[çim üzerinde çıplak ayaklar]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul modern]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Bu atölye çalışmaları müzenin çimle kaplı heykel bahçesinde gerçekleştirilecek. Atölyenin tek koşulu, çalışmaya çıplak ayaklı katılmak. Çeşitli drama oyunlarının oynandığı, sergilenen heykellerden yola çıkılarak masalların oluşturulduğu etkinlikte, 4-6 yaş grubundan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px;">Bu atölye çalışmaları müzenin çimle kaplı heykel bahçesinde gerçekleştirilecek. Atölyenin tek koşulu, çalışmaya çıplak ayaklı katılmak. Çeşitli drama oyunlarının oynandığı, sergilenen heykellerden yola çıkılarak masalların oluşturulduğu etkinlikte, 4-6 yaş grubundan çocuklar resim ya da heykel çalışmaları yapacak.</div>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px;">Etkinlik tarihleri: 31 Mayıs, 21 Haziran, 5 Temmuz, 19 Temmuz, 2 Ağustos ve 9 Ağustos tarihlerinde, saat 10.00-11.00 arasında</div>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px;">Hedef grup: 4-6 yaş</div>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px;">Kontenjan: 10 kişi</div>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px;">Bilgi ve rezervasyon için: 0 212 334 73 41</div>
<p>Bu atölye çalışmaları müzenin çimle kaplı heykel bahçesinde gerçekleştirilecek. Atölyenin tek koşulu, çalışmaya çıplak ayaklı katılmak. Çeşitli drama oyunlarının oynandığı, sergilenen heykellerden yola çıkılarak masalların oluşturulduğu etkinlikte, 4-6 yaş grubundan çocuklar resim ya da heykel çalışmaları yapacak.</p>
<p>Etkinlik tarihleri: 31 Mayıs, 21 Haziran, 5 Temmuz, 19 Temmuz, 2 Ağustos ve 9 Ağustos tarihlerinde, saat 10.00-11.00 arasında</p>
<p>Hedef grup: 4-6 yaş</p>
<p>Kontenjan: 10 kişi</p>
<p>Bilgi ve rezervasyon için: 0 212 334 73 41</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/08/istanbul-modernde-cim-ustunde-ciplak-ayaklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimde Çocuk Edebiyatı Ürünlerinin Önemi</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/egitimde-cocuk-edebiyati-urunlerinin-onemi/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/egitimde-cocuk-edebiyati-urunlerinin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 15:40:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Araş. Gör. Seda Gül Kartal
Marmara Üniversitesi
Atatürk Eğitim Fakültesi
İlköğretim Bölümü
Hayat boyu devam eden bir süreç olan eğitim, ailede başlar ve okul yaşantısıyla devam eder. Bu süreç içerisinde&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Araş. Gör. Seda Gül Kartal</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Marmara Üniversitesi</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Atatürk Eğitim Fakültesi</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>İlköğretim Bölümü</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Hayat boyu devam eden bir süreç olan eğitim, ailede başlar ve okul yaşantısıyla devam eder. Bu süreç içerisinde çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuk eğitiminde doğrudan rol oynadığını ve bir araç vazifesi gördüğünü söylemek yanlış olmaz. Bu ürünler, çocuğun zihinsel ve psikolojik gelişimiyle doğrudan ilişkili, eğitici özelliğe sahip ürünlerdir ve çocuğu ahlâk, sosyal yaşam ve insan ilişkileri açısından geliştirmede en nitelikli araçlardır.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Okuma becerisinin geliştirilmesinde de çocuk edebiyatının tartışılmaz bir yeri vardır ve çocuk edebiyatının en temel işlevlerinden biri çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmaktır. Keyif duyarak okuduğu kitaplar neticesinde çocukta okuma, zamanla bir alışkanlığa dönüşecektir. Aynı zamanda çocukların dil bilinci ve sevgisi kazanmasında, kelime dağarcığını zenginleştirmede büyük payı bulunmaktadır. Bilhassa sözlü edebiyat geleneğimize ait türlerden tekerlemeler ve bilmeceler hem çocuğun dil gelişimini hem de kelime dağarcığını zenginleştirmek açısından oldukça yararlıdırlar.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Çocuk kitaplarının okuma eğitimi dışında çocuğun düşünce ve duygu dünyasının gelişimi ile eleştirel ve yaratıcı düşünme becerisi kazanması üzerinde de birçok katkısı vardır. Çocukların okudukları eserlerden edindikleri değer yargıları, yaşamları boyunca onlara rehberlik edecek nitelikte olmalı ve çocuğu hayata hazırlama özelliği taşımalıdır. Bunun için kitapta doğru davranış kalıpları kullanılmış olmalıdır.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuğa iyilik ve duyarlılık, yardımseverlik, dayanışma ve paylaşma, iyimserlik, toplumsal temel ilkeleri benimseme, görgü kuralları, sorumluluk, iş birliği, başarısızlığı kabullenme gibi değerleri öğretme; anne-baba, kardeş, arkadaş, doğa ve hayvan sevgisi kazandırma; çalışmanın önemini kavratma; çocuğun yaratıcılığını ortaya çıkarma; algılama ve yorumlama yeteneğini geliştirme gibi fonksiyonları olmalıdır.  Ürünler, evrensel değerlerin yanı sıra çocuğun içinde bulunduğu topluma ait kültürel değerleri de içermelidir. Çocuğun kendi kültürüne ait unsurları tanımasını sağlamak maksadıyla çocukların yerli yazarların eserlerine ve halk edebiyatı ürünlerine yöneltilmesine önem verilmelidir.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Değer kazandırmaya yönelik unsurların nitelikleri ve bu unsurların çocuğa hangi düzeyde sunulduğu da çok önemlidir. Anlatının seviyesinin çocuğun seviyesiyle eşdeğerde olmasına önem verildiği gibi eğitici ögelerin de çocuğun gelişim seviyesine uygunluğuna dikkat edilmelidir. Çocuk edebiyatı ürünleri; hem dil ve anlatım, hem de seçilen konular açısından, çocuğa görelik ilkesinden hareket edilerek ortaya çıkarılan eserler olmalıdır.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>İçinde sadece öğretici ögeler barındıran ürünler, edebî ürün kategorisine girmez; bunlar ders kitabı niteliğinde ve kuruluğundadır. Bu tür kitaplar, çocukların kitap okumaktan soğumasına neden olabilir. Çocukların alaka duydukları konular ve gereksinimleri göz önünde bulundurularak kitap seçimi yapılmalıdır. Aile ve öğretmenler, kitap seçiminde rehber konumundadır. Birincil amaçları, çocukta okuma arzusu uyandırmaktır. Bunun için de kitapta, eğitici ögelerin yanı sıra çocuğun dikkatini çekecek nitelikte eğlendirici, mizahî ve merak uyandırıcı birtakım ögelere de yer verilmiş olması gerekmektedir. Bilhassa okul öncesi çocuğuna yönelik ürünlerde oyun tadı bulunmasına dikkat edilmelidir.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Kitabın çocuğun estetik duygusunu geliştirecek bir edebî değeri de bulunmalıdır. Çocukta sanat anlayışının oluşması ve gelişmesi amacıyla gerek kurgu, gerek dil ve üslup gibi estetik unsurlar bakımından nitelikli çocuk kitaplarının okunması gereklidir.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Çocuk eğitimi,  psikolojisi ve sosyolojisi alanında bilgi sahibi olan, çocuk dünyasını iyi tanıyan yazarlar, çocukların dünyasıyla daha bilinçli bir ilişki kurabilmektedir. Yazar seçimi bu noktada önemli hâle gelir. Kitap, gerek karakterleri gerek konusu açısından çocuğun gündelik hayatıyla doğrudan ilişkili olmalıdır. Bu durum çocuğun hikâyenin kahramanıyla kendisi arasında duygu, düşünce ve davranışlar açısından benzerlikler bulması ve kendisini özdeşleştirebilmesi açısından önemlidir.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Gerçekçi ve didaktik kitapları, çocukların sürekli okuması psikolojileri açısından pek faydalı olmayabilir. Tabiatında düş kurma eylemi var olan çocuğun, kendisine öğütler veren, doğru ve yanlış ayrımını keskin bir dille belirten bütünüyle gerçekçi kitaplar okuması, okuma isteğine gem vuracağı gibi düş gücünü de köreltebilir.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Çocuklar düş kurmaya ihtiyaç duyarlar ve düş kurmayı severler. Çevrelerindeki her nesne, her hayvan ve her insan, onların fantezilerinin bir parçası olabilir. Çocuğun düş kurması, yaratıcılığının gelişmesine ve zihinsel gelişimine katkı sağlar ve karakteri bu düşler vasıtasıyla şekillenir.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Fantastik çocuk edebiyatının temel işlevi, çocuğun düş gücünü geliştirirken aynı zamanda ona okuma sevgisi aşılamaktır. Çocuklar, bilhassa fantezilerinin gerçekleştiği kitapları okumayı severler. Cansız varlıkların ve hayvanların kişileştirilmesi gibi olağan dışı durumlar, onların gerçekleşmesini arzu ettikleri fantezileri arasında yer alır.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Fantastik ögelerin çocuk kitaplarında kullanılmasının gayesi; yaşadığımız dünyanın gerçekliğinden, baskıcılığından, kurallarından uzaklaştırarak çocukların yeni dünyalara yelken açmalarına imkân tanımak ve bilimin kesin kurallarıyla hâkim olduğu dünyamızda yeni ufuklar keşfetmelerini sağlamaktır.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Çocukların düş gücünün gelişmesine katkı sağlayarak yaratıcılıklarını ortaya çıkaran fantastik çocuk edebiyatı, aynı zamanda çocukların ilgi ve beklentilerini karşılayarak dikkatlerini çeker ve onları okumaya yönlendirir. Bu nedenle hangi yaş grubuyla ilişkili olursa olsun içinde fantastik ögeler barındıran metinlerin çocuğa okunması ve okutulması yararlı olacaktır. Ancak çocukların düşsel dünya ile gerçek dünya arasında bağ kurabilmeleri için fantastik ögelerin dozajı iyi ayarlanmalıdır.</em></div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;"><em>Çocuğun eğitim hayatında önemli bir yeri olan çocuk edebiyatı ürünlerinin seçiminde anne-baba ve öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Çocuklara kitap seçiminde rehberlik yaparken bu gibi özelliklere dikkat etmenin yanında onların ilgilerine de dikkat edilmelidir. Asıl gayenin çocuklarımıza kitap sevgisi aşılamak olduğu unutmamalıdır.</em></div>
<p><em>Araş. Gör. Seda Gül Kartal<br />
Marmara Üniversitesi<br />
Atatürk Eğitim Fakültesi<br />
İlköğretim Bölümü</em></p>
<p>Hayat boyu devam eden bir süreç olan eğitim, ailede başlar ve okul yaşantısıyla devam eder. Bu süreç içerisinde çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuk eğitiminde doğrudan rol oynadığını ve bir araç vazifesi gördüğünü söylemek yanlış olmaz. Bu ürünler, çocuğun zihinsel ve psikolojik gelişimiyle doğrudan ilişkili, eğitici özelliğe sahip ürünlerdir ve çocuğu ahlâk, sosyal yaşam ve insan ilişkileri açısından geliştirmede en nitelikli araçlardır.</p>
<p>Okuma becerisinin geliştirilmesinde de çocuk edebiyatının tartışılmaz bir yeri vardır ve çocuk edebiyatının en temel işlevlerinden biri çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmaktır. Keyif duyarak okuduğu kitaplar neticesinde çocukta okuma, zamanla bir alışkanlığa dönüşecektir. Aynı zamanda çocukların dil bilinci ve sevgisi kazanmasında, kelime dağarcığını zenginleştirmede büyük payı bulunmaktadır. Bilhassa sözlü edebiyat geleneğimize ait türlerden tekerlemeler ve bilmeceler hem çocuğun dil gelişimini hem de kelime dağarcığını zenginleştirmek açısından oldukça yararlıdırlar.</p>
<p>Çocuk kitaplarının okuma eğitimi dışında çocuğun düşünce ve duygu dünyasının gelişimi ile eleştirel ve yaratıcı düşünme becerisi kazanması üzerinde de birçok katkısı vardır. Çocukların okudukları eserlerden edindikleri değer yargıları, yaşamları boyunca onlara rehberlik edecek nitelikte olmalı ve çocuğu hayata hazırlama özelliği taşımalıdır. Bunun için kitapta doğru davranış kalıpları kullanılmış olmalıdır.</p>
<p>Çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuğa iyilik ve duyarlılık, yardımseverlik, dayanışma ve paylaşma, iyimserlik, toplumsal temel ilkeleri benimseme, görgü kuralları, sorumluluk, iş birliği, başarısızlığı kabullenme gibi değerleri öğretme; anne-baba, kardeş, arkadaş, doğa ve hayvan sevgisi kazandırma; çalışmanın önemini kavratma; çocuğun yaratıcılığını ortaya çıkarma; algılama ve yorumlama yeteneğini geliştirme gibi fonksiyonları olmalıdır.  Ürünler, evrensel değerlerin yanı sıra çocuğun içinde bulunduğu topluma ait kültürel değerleri de içermelidir. Çocuğun kendi kültürüne ait unsurları tanımasını sağlamak maksadıyla çocukların yerli yazarların eserlerine ve halk edebiyatı ürünlerine yöneltilmesine önem verilmelidir.</p>
<p>Değer kazandırmaya yönelik unsurların nitelikleri ve bu unsurların çocuğa hangi düzeyde sunulduğu da çok önemlidir. Anlatının seviyesinin çocuğun seviyesiyle eşdeğerde olmasına önem verildiği gibi eğitici ögelerin de çocuğun gelişim seviyesine uygunluğuna dikkat edilmelidir. Çocuk edebiyatı ürünleri; hem dil ve anlatım, hem de seçilen konular açısından, çocuğa görelik ilkesinden hareket edilerek ortaya çıkarılan eserler olmalıdır.</p>
<p>İçinde sadece öğretici ögeler barındıran ürünler, edebî ürün kategorisine girmez; bunlar ders kitabı niteliğinde ve kuruluğundadır. Bu tür kitaplar, çocukların kitap okumaktan soğumasına neden olabilir. Çocukların alaka duydukları konular ve gereksinimleri göz önünde bulundurularak kitap seçimi yapılmalıdır. Aile ve öğretmenler, kitap seçiminde rehber konumundadır. Birincil amaçları, çocukta okuma arzusu uyandırmaktır. Bunun için de kitapta, eğitici ögelerin yanı sıra çocuğun dikkatini çekecek nitelikte eğlendirici, mizahî ve merak uyandırıcı birtakım ögelere de yer verilmiş olması gerekmektedir. Bilhassa okul öncesi çocuğuna yönelik ürünlerde oyun tadı bulunmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Kitabın çocuğun estetik duygusunu geliştirecek bir edebî değeri de bulunmalıdır. Çocukta sanat anlayışının oluşması ve gelişmesi amacıyla gerek kurgu, gerek dil ve üslup gibi estetik unsurlar bakımından nitelikli çocuk kitaplarının okunması gereklidir.</p>
<p>Çocuk eğitimi,  psikolojisi ve sosyolojisi alanında bilgi sahibi olan, çocuk dünyasını iyi tanıyan yazarlar, çocukların dünyasıyla daha bilinçli bir ilişki kurabilmektedir. Yazar seçimi bu noktada önemli hâle gelir. Kitap, gerek karakterleri gerek konusu açısından çocuğun gündelik hayatıyla doğrudan ilişkili olmalıdır. Bu durum çocuğun hikâyenin kahramanıyla kendisi arasında duygu, düşünce ve davranışlar açısından benzerlikler bulması ve kendisini özdeşleştirebilmesi açısından önemlidir.</p>
<p>Gerçekçi ve didaktik kitapları, çocukların sürekli okuması psikolojileri açısından pek faydalı olmayabilir. Tabiatında düş kurma eylemi var olan çocuğun, kendisine öğütler veren, doğru ve yanlış ayrımını keskin bir dille belirten bütünüyle gerçekçi kitaplar okuması, okuma isteğine gem vuracağı gibi düş gücünü de köreltebilir.</p>
<p>Çocuklar düş kurmaya ihtiyaç duyarlar ve düş kurmayı severler. Çevrelerindeki her nesne, her hayvan ve her insan, onların fantezilerinin bir parçası olabilir. Çocuğun düş kurması, yaratıcılığının gelişmesine ve zihinsel gelişimine katkı sağlar ve karakteri bu düşler vasıtasıyla şekillenir.</p>
<p>Fantastik çocuk edebiyatının temel işlevi, çocuğun düş gücünü geliştirirken aynı zamanda ona okuma sevgisi aşılamaktır. Çocuklar, bilhassa fantezilerinin gerçekleştiği kitapları okumayı severler. Cansız varlıkların ve hayvanların kişileştirilmesi gibi olağan dışı durumlar, onların gerçekleşmesini arzu ettikleri fantezileri arasında yer alır.</p>
<p>Fantastik ögelerin çocuk kitaplarında kullanılmasının gayesi; yaşadığımız dünyanın gerçekliğinden, baskıcılığından, kurallarından uzaklaştırarak çocukların yeni dünyalara yelken açmalarına imkân tanımak ve bilimin kesin kurallarıyla hâkim olduğu dünyamızda yeni ufuklar keşfetmelerini sağlamaktır.</p>
<p>Çocukların düş gücünün gelişmesine katkı sağlayarak yaratıcılıklarını ortaya çıkaran fantastik çocuk edebiyatı, aynı zamanda çocukların ilgi ve beklentilerini karşılayarak dikkatlerini çeker ve onları okumaya yönlendirir. Bu nedenle hangi yaş grubuyla ilişkili olursa olsun içinde fantastik ögeler barındıran metinlerin çocuğa okunması ve okutulması yararlı olacaktır. Ancak çocukların düşsel dünya ile gerçek dünya arasında bağ kurabilmeleri için fantastik ögelerin dozajı iyi ayarlanmalıdır.</p>
<p>Çocuğun eğitim hayatında önemli bir yeri olan çocuk edebiyatı ürünlerinin seçiminde anne-baba ve öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Çocuklara kitap seçiminde rehberlik yaparken bu gibi özelliklere dikkat etmenin yanında onların ilgilerine de dikkat edilmelidir. Asıl gayenin çocuklarımıza kitap sevgisi aşılamak olduğu unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/egitimde-cocuk-edebiyati-urunlerinin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kipitap.com Sohbetleri 1: Rana Raschid</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/kipitap-com-sohbetleri-1-rana-raschid/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/kipitap-com-sohbetleri-1-rana-raschid/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 22:17:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kipitap.com Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[marsık]]></category>
		<category><![CDATA[Rana Raschid]]></category>
		<category><![CDATA[vınnn!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=242</guid>
		<description><![CDATA[
Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com’u açıldığı günden beri takip edenler, aylık çok satan 10 kitap listelerimizi inceleyenler fark etmişlerdir ki hem Kipitap.com’un ilk 10’unda hem de tüm Kipitap.com ekibinin kişisel ilk 10’larında&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-243" title="rana1" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana1.jpg" alt="rana1" width="620" height="200" /></a></p>
<p><strong>Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com’u açıldığı günden beri takip edenler, aylık çok satan 10 kitap listelerimizi inceleyenler fark etmişlerdir ki hem Kipitap.com’un ilk 10’unda hem de tüm Kipitap.com ekibinin kişisel ilk 10’larında bir kitap hep en üst sıralardaydı… VINNN!’ın en büyük özelliği sadece çocuklara değil, anne babalara da çok önemli mesajlar iletmesi, sadece metniyle değil çizimleriyle de en çağdaş şekilde “çocuklar, kitap size ama asıl mesaj ailelerinize” demesiydi.</strong></p>
<p>Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com’un maskotu Kipi’nin Blogu’nu yenileyip Kipi için büyük bir sürpriz hazırlarken, Kipi de boş durmamış, çocuk kitabı yazarlarıyla randevulaşmaya başlamıştı bile. İlk olarak seçtiği yazar da Marsık Yayıncılık’tan çıkan <strong><a href="http://www.kipitap.com/kitap/VINNN/1169/">VINNN!</a></strong>’ın yazarı Rana Raschid olmuştu.</p>
<p>Kipitap.com ekibinin Rana ile tanışmak için ekip olarak gittiği randevuda Kipi, ilk röportajı olmasına rağmen hazırladığı güzel sorularla tüm ekibin güvenini bir kez daha kazandı… Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com’un ilk röportajı olabilecek en şekilde, Rana Raschid’i tanıyarak başladı:</p>
<p><strong><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-244" style="margin: 5px;" title="rana2" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana2-199x300.jpg" alt="rana2" width="199" height="300" /></a>Kipi: Oldukça klasik bir şekilde başlayalım dedik, Rana Raschid’i biraz tanıyabilir miyiz? </strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> 1975 yılında New York’ta doğdum.  13 yaşındayken Türkiye’ye geldim.  Liseyi burada okudum ve Boğaziçi Üniversitesi’nde felsefe okudum.  Sonra tektat  Amerika’ya dönüp yine felsefe üzerine ama yanına tarih de ekleyerek eğitimime devam ettim. Eğitim hayatım bittikten sonra da Amerika’ya gidip gelişlerim hep sürdü…</p>
<p><strong>Kipi: Şimdi de öğretmenlik yapıyorsunuz. </strong></p>
<p><strong>Rana</strong>: Evet, İngilizce öğretmenliği yapıyorum.  Geçen sene 4. Sınıflara ders veriyordum, bu yıl da üçüncü sınıfların İngilizce öğretmenliğini yapıyorum.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Çok çalışıyorun, hiç vaktim yok” cümlesi, şikayet olduğu kadar övünme de barındırıyor içinde</strong></p>
<p><strong>Kipi: Vınnn!’ı  yazma fikri nasıl oluştu, nasıl başladın yazmaya?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Vınnn!’ı yazmaya ilk başladığımda aslında herkes öğretmen olduğum için kitap yazdığımı düşündü. Oysa ben kendi yaş grubuma bakarak, kendi hayatıma bakarak yola çıktım. Baktım ki herkes bir telaş içerisinde. “Hafta sonu ne yaptın?” diye kime sorsan  “Ya; hiçbir şeye vaktim yok, hep çalıştım” cevabını duyuyoruz. Bunu aslında bir şikayet olarak anlatıyorlar ama bir yandan da övünme hali var bu durumla. Sonra ben de kendi hayatıma baktığımda evet çok çalışıyorum, hiç vaktim yok dediğimi ve bir kısırdöngüye girdiğimi fark ettim ve bu çok trajik geldi.</p>
<p>Bu yüzden uzun süredir aklımdaydı “Bunu nasıl yapacağım, kimse bu durumla övünmesin, bu şekilde devam etmesin, ben de bu kısırdöngüye girmeyeyim, ne yapabilirim?” düşünceleri.  Öncelikle sadece suluboyayla çizmeye başladım, küçük küçük balonlar içine metinler yazdım. Ondan sonra hikaye yavaş yavaş oluşmaya başladı.</p>
<p><strong>Kipi: O zaman önce eskizleri vardı aslında hikayenin. Önce çizimlerle başlayıp sonra mı metine dönüştü Vınnn!?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Evet, önce suluboya alıp çizdim, çizdim, çizdim. Sıraya koydum. Sonra içinden konuşan şeyler yaptım.  Sonradan da onu metin haline dökmeye başladım.</p>
<p><strong>Kipi: Sorulardan biri “kitabın illüstratörü ile nasıl çalıştınız” idi. O zaman aslında bunu cevabı da çıkmış mı oluyor? İllüstratörün önüne hikaye gittiğinde, bir taslak da varmış aslında.</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Taslak vardı ama, sadece benim düşüncelerimi yansıtıyordu. Çizimlerim illüstratör arkadaşımın işine yaramış olabilir belki hafiften kullandı ama genel olarak tüm çizimlerde kendisinin yaratıcılığı var. Sonuçta ortaya çıkan çizimler benimkinden tamamen farklıydı.</p>
<p><strong>Kipi: Senin çizimlerin kitabı yazarken faydalandığın bir yöntem, metod belki de.</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Evet.</p>
<p><strong>Kipi: Peki, devam edecek misin çocuk kitabı yazmaya?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Evet, devam etmek istiyorum. Hatta şimdiden birkaç bir şey yazdım taslak halinde.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana4.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-245" style="margin: 5px;" title="rana4" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana4-199x300.jpg" alt="rana4" width="199" height="300" /></a>Artık “kaliteli hayat” beraber vakit geçirmek değil, her şeye sahip olmak ve para harcadıkça mutlu olmak.</strong></p>
<p><strong>Kipi:  Çocuk kitabı yazarken nelere dikkat ediyorsun? Hangi mesajları vermek senin için önemli?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Benim için eğlendirmekten ziyade eğlendirerek bir şeyi düşündürmek önemli. Çünkü nasılsa sadece eğlenilebilecek, kafamızı dağıtabilecek 1001 tane şey var.  Bu yüzden daha çok düşündürmek istiyorum. Çünkü bir şey üzerine düşünmek tüm insanlarda o kadar eksik ki. Eksik olduğu için zaten bu kadar çok problem var. O yüzden benim için zevkli gelen bir şeyi düşünmek bence çok gerekli. Belki de büyüdükçe bunun ne kadar gerekli olduğunu unutuyoruz. Okula gidiyoruz okul maalesef bir çok zaman bunu kırıyor. O yüzden sorgulamak, düşünmek , “bunun arkasında ne yatıyor” diye sorabilmek bana daha heyecan verici geliyor.</p>
<p><strong>Rana: Ben de size sorayım. Siz neyi beğendiniz kitapta en çok?</strong></p>
<p><strong>Kipi:</strong> Tüm Kipitap.com adına konuşmak gerekirse, anne baba tarafında bizler de birebir aynı sıkıntıyı gördük, zamansızlık, koşturmaca…  Biz de aynı koşturmaca içindeyiz. Öyle ciddi bir yaraya parmak bastın ki Vınnn!  hepimizin en çok hoşuna giden kitaplardan biri oldu, hepimizin favori kitaplar listesinde yerini aldı. İllüstrasyonlar çok başarılıydı. İnsanı içine çeken ayrıntılarla doluydu. İllüstrasyon anlamında bu kalitede kitap bulmak Türkiye’de yakın zamana kadar çok zordu. İşin bu yönü yeni yeni  gelişiyor.</p>
<p><strong>Rana:</strong> Serap Deliorman için şunu söylemek istiyorum:  Benim çizdiğim çizimler elindeydi ama “Aa, bunlara bakayım da çizeyim” diye bir şey olmadı. O çizimler sadece benim hikayeyi oluşturmada kullandığım bir metod, bir araçtı. Serap’la çalışmanın hoş tarafı benim vermek istediğim mesajı  çok yaratıcı bir şekilde kendince yorumlayıp, farklı bir şey katması oldu.  Yani olduğu gibi, yazdığım şekliyle bir şey koymadı ortaya, ancak gerçekten bambaşka bir sanatçının ortaya koyabileceği bir şey çıkardı ortaya.  O açıdan çok çok memnun kaldım çıkan sonuçtan.</p>
<p>Bir de ilk kitabı yazmaya başladığımda herkes çocuklara yönelik bir şeyler yapmaya başladığımı düşündü. Halbuki ben daha çok içimizdeki çocuğa yazdım bu kitabı. Orada sen kendi kendinle konuşuyorsun “O kadar hızlı yapma, bu kültürü dinleme, daha çok alışveriş yap, daha çok çalış” vb. , “hala çocuk ruhunda kal, hala oynamana bak, hala hayatından keyif almaya bak, kendine, sevdiğin önem verdiğin şeylere vakit ayır.” diyerek.  Ne yazık ki toplum olarak çok fazla bu kültürün içine girdik.  Yetişkinler olarak bunları yapıyoruz, ama niye yapıyoruz? Çünkü istediğimiz “kaliteli bir hayat”</p>
<p>Tüm anne babalar çocukları için iyisini isteyen insanlar. Herkes daha çok çalışıp çocuğuna daha iyi bir gelecek sağlamanın peşinde.  Çocuğumu özel okula göndereyim, daha çok oyuncak alayım diye düşünüyorlar. Belki kendi çocukluklarında bu fırsatların kendi ellerinde olmamasının eksikliğini kendi çocuklarında doldurmaya çalışıyorlar. Televizyonlarda sinemada yaşanan hayatlar da bu yaşamı onaylıyor ve sürekli fısıldıyorlar “evet , senin daha çok çalışman lazım”, “her şey daha iyi olacak, çocuğunun geleceği için çalışmalısın”, “bunları yaparsan çok mutlu bir insan olacaksın ve çok kaliteli bir yaşamın olacak”.</p>
<p>“Kaliteli Hayat” ı düşündüğümüzde babaannelerimizin zamanındaki “kaliteli hayat” anlayışıyla şimdiki “kaliteli hayat” anlayışı tamamen farklı.  Geçmişteki kalite anlayışı çok daha doğru, çok daha yaşanılası, gerçek mutluluğa ulaşılabilmesi daha kolay.  Şimdi aradaki fark ne oldu? Pazarlama dünyası çok ciddi bir biçimde hayatımıza girdi ve bizi tüketim toplumu olmaya yönlendirdi. Artık “kaliteli hayat” beraber vakit geçirmek değil, her şeye sahip olmak ve para harcadıkça mutlu olmak.</p>
<p><strong>Kipi: Vınnn! ile igili şöyle bir şey sezdik, şimdi de sana soralım,toplumun yönlendirdiği bir cinsiyetçilik var kadın-erkek rolleri açısından.  Anne bunları yapar, baba bunları yapar gibi. Biraz bu roller seziliyor kitapta. Baba toplantı masasında çalışıyor. Anne doktor ama yemeği de o yapıyor, çocukların dersleriyle de o ilgileniyor, evi çekip çeviriyor…  Bu bilinçli olarak  kurgulanmış bir şey mi?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Çok bilinçli ama şöyle; klasik bir şekil var, baba toplantıda anne evde çalışıyor. Türkiye’de ortalamaya bakıldığında belki de gerçek bu. Anne çoğu zaman evde çocuklarına bakıyor. Şimdi bana göre bu bir şirketin CEO’su olmaktan daha üstün bir iş aslında. 24 saat boyunca çalışıyor. Her türlü işi yapıyor, bunun  karşılığında ne bir maaş ne emeklilik, bütün bunları geçtim, çoğu zaman bir “eline sağlık” demek bile yok.  Ama biliyordum ki bu tartışmayı kitapta yapamazdım. O yüzden şehirde belli bir sosyo-ekonomik düzeydeki annelere odaklanmaya çalıştım. Hem dışarda çalışman lazım çünkü o kadar eğitim gördün, başarılı olman lazım… Hem de çok iyi bir anne olman lazım. Kitabın o bölümünde bunu başaran anneleri özellikle alkışlamak istedim. Baba dışarıda çalışıyor, çok yoruluyor, çocuklarıyla vakit geçirmek istiyor ama kendince toplum tarafından ona biçilen rolü oynuyor. Ama kadın iki rolü dengelemeye çalışıyor. O yüzden o kısırdöngünün içine giriyor ve ahtapot gibi her şeyi yapan bir anne ortaya çıkıyor. Hem doktor, hem yemek yapıyor, hem çocuklarının ödevlerine yardım ediyor hem de dolma sarıyor. Ben kitapta bir şekilde bu anneleri takdir etmek istedim.</p>
<p><strong>Kipi: Ama bu aslında bir yandan da pekiştirmek olmuyor mu bu kalıpları? Toplumsal cinsiyet kalıplarının varlığını eleştirmeden ortaya koymak bu durumu onaylamak ve pekiştirmek demek oluyor. Aslında anne de çalışıyor baba da çalışıyor ama eve gelip ev işlerini yapmak, yemek hazırlamak vs. yine annenin işi. Hikayede bu böyle olmasa da, eve geldiğinde baba yemeği yapsa o sırada anne çocukların dersleriyle ilgilense olmaz mıydı?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Bazı anneler belki de evde kalıp çocuklarına bakmak ve onların eğitimleriyle ilgilenmek isteyecekler. Anne çalışıyor, baba çalışıyor, ortalıkta kimse yok çocukları bakıcı büyütüyor… Bazı anneler bu sebeple evde olmayı tercih edebilirler. Ya da çalışacaksam da ne yazık ki hem annelik görevlerimi hem de işimi beraber yürütmek zorunda olduğumu benimsemeliyim.</p>
<p><strong>Kipi: Hazır mesajlardan girmişken konuya bir de klasik masallardaki şiddet öğeleri hakkındaki fikrini soralım. Hansel ile Gretel, Üç Küçük Domuz, Pamuk Prenses vb. Biz bu kitapları elimize aldıkça okumasak mı bu kitapları diye düşünüyoruz. Hansel ile Gretel’de kötü cadı kazanda yanıyor, Üç Küçük Domuz’da kötü kurt domuzların evlerini yıkıyor, sonra sonunda şöminede yanarak mutlu sona ulaşılıyor vs. Bunları çocuklara okumanın zararları yok mu?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Öğrencilerime baktığımda zaten onların fazlasıyla şiddet gözlemlediklerini görüyorum. Bu demek değildir ki daha da fazla şiddet gösterelim ama bu konuda çok fazla korumanın da iyi olmadığını düşünüyorum ben. Mesela okul yönetiminden Amerika’daki şükran gününü çocuklara anlatmamı istediler. Anlattıktan sonra fark ettim ki yıllardır Amerikalıların çocuklarına anlattıkları şekilde toz pembe anlatmışım. Ama aslında gerçek o değil. Ortada kan var, şiddet var.   Eğer sen çocuklara bir şeyin doğrusunu anlatamazsan bir gün gelir utanamazsın yaptığın hareketlerden. Sonra her şey aynen devam eder.</p>
<p><strong>Kipi: Yani aslında o yalanı devam ettirerek kuşaklar boyu aktarılmasında rol oynuyorsun.</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Tabi ki. Mesela ben kötü bir şey yapacağım, ama bunu çocuklarıma anlatamayacağım onlar şiddet duymasın diye. Eğer ki öyleyse bazı şeyleri aktarmanın bence hiç sakıncası yok. Çocuklar aslında bunu duymak istiyorlar çünkü gerçek olduğunu biliyorlar. Çocuklar zaten savaşı biliyorlar, kavgayı biliyorlar, anne-babalarının arasındaki çatışmayı biliyorlar. O yüzden çocukları korumaya çalıştıkça gerçek hayattan kopuyorlar.</p>
<p><strong>Kipi: Aslında asıl söylemek istediğim şey; okul öncesi dönemde bir çocuğa bu tarz mesajların verilmesinin herhangi bir artısı olmayacağı. Bu noktada çocuk kitabı nasıl olmalıdır sorusunu sorabilirim sana sanıyorum. Sence çocuk kitabı nasıl olmalıdır, anlattığı hikaye, çizimleri&#8230;</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Klasik masalların ortaya çıktıkları zaman ile şimdiki çocukların yaşadıkları zaman bambaşka. Şimdiki çocuklar her alanda fazlasıyla korunuyorlar.  “Aman üşürsün, aman terlersin, fazla koşma, düşersin vs.” Özellikle türk kültüründe çok fazla bu koruma duygusu. Ama o hikayeler belki o zamanı yansıtıyor ve yansıtmalı da. Mesela savaş görmüş bir çocuğa her şeyi tozpembeymiş gibi gösteremezsin. Evet güzellikleri de göstermeliyiz onlara ama bir yandan da “evet şiddet var, evet bir savaş yaşanıyor ama buna rağmen iyi insanlar var, doğru olmalıyız iyi olmalıyız” mesajını verebilmeliyiz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana6.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-246" title="rana6" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana6.jpg" alt="rana6" width="620" height="200" /></a></p>
<p><strong>Bırakın çocuklar kendi kitaplarını seçsinler…</strong></p>
<p><strong>Kipi: Peki kitap okumayan bir çocuğa nasıl kitap okutacağız?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Benim her yıl kendime koyduğum hedefler oluyor. Bir öğretmen olarak kendimi nasıl geliştirebilirim diye düşünüyorum. Bu yıl ki hedeflerimden bir tanesi çocuklara kitap okuma sevgisini aşılayabilmek. Çok kitap okusunlar değil amacım. Kitap okumayı sevsinler. Ben bu kadar çok kitap okumayı seven, kitapsız bir dünyanın ne kadar dar olacağını düşünen biriyken neden bunu öğrencilerime aşılamayayım diye düşünüyorum.</p>
<p>Olayı kişiselleştirerek çocuklara aktarmaya başladım. “Bu kitap çok güzel bunu mutlaka okuyun” değil, “Bu hafta sonu bir kitap okudum, muhteşemdi” demenin daha etkili olduğunu gördüm. Örnek olmak çok önemli. Çocuğun öğretmenini, annesini, babasını kitap okurken görmesi çok önemli. Mesela ben derslerden önce açıp kitap okuyorum. Çocuklar merak ediyorlar gelip soruyorlar. Üzerinde “Kitap okuyorum, çok eğleniyorum, beni rahatsız etmeyin” yazan bir tane kart kaldırıyorum. Burada “bu çok zevkli ve çok önemli bir şey” imajı veriyorum. Çocukların daha da ilgisini çekiyor.</p>
<p>Bir de anne babalar özellikle yaz döneminde “çocuğuma hangi kitapları almalıyım” diye sorarlar sık sık. Benim onlara verdiğim cevap hep aynı: Çocuğunuzu alın ve bir kitapevine gidin, çocuğunuza yarım saat burada olacağınızı ve istediği kitapları seçmesini söyleyin. Çocuk yarım saat içerisinde bir çok kitabı raftan alır, inceler, bakar bakar ve sonunda kendince kendi ilgisini çeken kitapları seçer. Öbür türlü zevk almadığı bir şeyi çocuğa okutmak dünyanın en sıkıcı şeyi.  O yüzden kitap seçmeyi çocuğun tercihine bırakmalısın. Birkaç ay bunu denersin sonra baktın ki çocuk üç ay boyunca hep aynı tür kitapları okuyor, mesela çizgi roman, o noktada dersin ki “Biliyorum bu kitaplardan çok hoşlanıyorsun ama belki biraz farklı tarzlar deneyebilirsin.”  Anne babaların ya da öğretmenlerin çocukların hevesini kırmaması gerekiyor. “Çocuğum sadece çizgi roman okuyor” bir şikayet olmamalı. Ondan keyif alıyorsa okumaya devam etmeli;  amaç arada başka tarzları da denemesini sağlamak olmalı.</p>
<p><strong><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana5.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-248" style="margin: 5px;" title="rana5" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana5-199x300.jpg" alt="rana5" width="199" height="300" /></a>Kipi: Çocuk kitapları okuyor musun?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Daha çok İngilizce kitaplar okuyorum. Çocuk kitaplarına ilgim öğretmen olmadan önce de vardı.  Bununla ilgili aklımda hep şu soru var: İnsan büyüdükçe kitapların içindeki resimler neden azalıyor?</p>
<p><strong>Kipi: En sevdiğin çocuk kitabı hangisi?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Benim için en özel çocuk kitabı “Küçük Prens”. Hiç bir şey onun yerine geçemez diye düşünüyorum.  Küçük Prens’i seven insanlar onu gerçekten kalplerinin içine koydukları için hiçbir kitap onun yerini değiştiremez.</p>
<p><strong>Kipi: Türk yazarlardan takip ettiğin severek okuduğun kimler var?</strong></p>
<p><strong>Rana</strong>: Henüz böyle bir isim veremeyeceğim. Daha bu sene yeni  yeni Türkçe roman okumaya başladım. Hatta bazen çocuk kitaplarıyla başlasam daha kolay olur gibi geliyor. Hem de böylece öğrencilerim ya da veliler öneri istediklerinde kolay yanıt verebilirim.</p>
<p><strong>Kipi: Çocuk kitapları alanında fantastik öğelere bakışta iki farklı ekol var sanırım. Bir taraf çocuk kitaplarındaki fantastik öğelerin, çocuk psikolojisine olumsuz tesirlerinin olduğunu ve çocuğun içinde bulunduğu gerçeklikten kaçmasına neden olacağını, diğer taraf da bu tür kitapların çocukların düş gücünü zenginleştirmesinin faydalarına değinerek çocukların gerçekleri öğrenebilmeleri için düşsel olana ihtiyaçları olduğunu ve düş gücünden yoksun yetişen çocukların gelişiminin eksik olacağını savunuyor. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Bunları yazan yazarlar da bir zaman çocuktular ve böle eserler ortaya çıkardılar, yapmasalar mıydı? Burdan benim tarafım belli oldu. Şimdi karşı tarafın gözünden bakmaya çalışıp bir değerlendireyim.  Bazı çocuklar için gerçekten zararı olabilir. Hayal güçleri zarar görmüyor ama tamamen farklı bir dünyanın içine girebiliyorlar. Öğrencilerimde de gözlemleyebiliyorum bunu. Ne zaman bir konu hakkında bir şeyler yazmalarını istesem muhakkak fantastik hikayelerden karakterler oluyor içerisinde. Ben hiçbir şey anlamıyorum çoğu zaman yazdıklarından. Farklı bir terminoloji kullanıyorlar.</p>
<p><strong>Kipi: Ve aslında başkalarının düş gücünü kullanıyorlar. </strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> O açıdan baktığımız zaman birinci ekoldekilere hak verebilir hale geliyorum. Ama fantastik kitapların zararını görmekten ziyade öğretmene ve anne babaya düşen farklı bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Neymiş bu sorumluluk? Çocuklarının ilgisini köreltmeden farklı türlere yönlendirebilmek.</p>
<p>Burada öğretmenlerin ve ebeveynlerin yapacakları en kötü şey, çocuğun yaptığı şeyleri kötülemek ve çocuğun özgün olmayan fikirlerini abartıyla onaylamak. Bunlar çocuğun yaratıcılığını köreltir ve tekrar ilgi duyması zorlaşır.</p>
<p><strong>Kipi: Gelelim yeni kitaba. İkinci kitap neyle ilgili?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Yeni kitap çelişkilerle ilgili.</p>
<p><strong>Kipi: Yakında mı?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Okul tatilde olduğu için hızlı bir sürece gireceğim.</p>
<p><strong>Kipi: Vınnn! ne kadar bir sürede ortaya çıktı?</strong></p>
<p><strong>Rana</strong>: Bu kadar kısa bir kitap için şaşırtıcı bir süre olacak belki ama 1,5 yıl sürdü. Daha önce söylediğim gibi önce resimler çıktı. Sonra o resimleri bir kutuya koydum. Sonra o kutu toz tuttu. Sonra o kutuyu aldım, açtım baktım. O kısım biraz uzun sürdü. Sonra onları bir sıraya koydum, hikaye ortaya çıkmaya başladı, yayınevi araştırmalarına girdim. Yayıneviyle anlaştıktan sonra kitabın basılma süreci daha hızlı oldu. Sonraki aiamada her iki haftada bir yayın direktörü ve illüstratörle buluşarak o süreç daha disiplinli ve hızlı geçti.</p>
<p><strong><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-247" style="margin: 5px;" title="rana3" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/rana3-199x300.jpg" alt="rana3" width="199" height="300" /></a>Kipi: Peki, son olarak,ilk kitabını yazmış ve öncesinde yayınevleriyle hiçbir bağlantın olmamana rağmen yayınlanmasını sağlamış biri, bir başarı hikayesi sahibi olarak, kitap yazmak isteyenlere tavsiyelerin neler olur?</strong></p>
<p><strong>Rana:</strong> Bence burada en kötü şey hiç denememek. Aklının köşesinde bile bir fikir varsa denemek çok önemli.  En azından dersin ki “Evet, ben peçete kağıtlarını aldım, yazdım, yayınevlerine yolladım ama olmadı.” Bunu diyen insan hiç denememiş insandan daha başarılıdır bence. Benim tavsiyem burada mükemmeliyetçi olmamak ve sadece hiç denememekten korkmak.</p>
<p><strong>Kipi: Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com adına çok teşekkür ederim. Sayende Kipi’nin Blog’u röportajlarına çok keyifle başlamış oldu.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/kipitap-com-sohbetleri-1-rana-raschid/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadıköy Gençlik Merkezi Tenis Yaz Okulu</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/kadikoy-genclik-merkezi-tenis-yaz-okulu/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/kadikoy-genclik-merkezi-tenis-yaz-okulu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 21:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[tenis yaz okulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[Kadıköy Belediyesi tarafından 22 Haziran 11 Eylül tarihleri arasında 3 dönem halinde ücretsiz Tenis Yaz Okulu düzenleniyor. Kadıköy Gençlik merkezinde gerçekleşecek etkinlik 6 ila 10 yaş arasındaki çocuklar için.
Programa&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Kadıköy Belediyesi tarafından 22 Haziran 11 Eylül tarihleri arasında 3 dönem halinde ücretsiz Tenis Yaz Okulu düzenleniyor. Kadıköy Gençlik merkezinde gerçekleşecek etkinlik 6 ila 10 yaş arasındaki çocuklar için.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Programa kayıt yaptırmak için:</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">İrtibat Tel: 0 216 349 77 68</div>
<p>Kadıköy Belediyesi tarafından 22 Haziran 11 Eylül tarihleri arasında 3 dönem halinde ücretsiz Tenis Yaz Okulu düzenleniyor. Kadıköy Gençlik merkezinde gerçekleşecek etkinlik 6 ila 10 yaş arasındaki çocuklar için.</p>
<p>Programa kayıt yaptırmak için:</p>
<p>İrtibat Tel: 0 216 349 77 68</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/kadikoy-genclik-merkezi-tenis-yaz-okulu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çocuk ve Kitap&#8221; Haziran 2009 Sonuçları</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/cocuk-ve-kitap-fotograf-yarismasi-haziran-2009-sonuclari/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/cocuk-ve-kitap-fotograf-yarismasi-haziran-2009-sonuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 22:14:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kampanya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=227</guid>
		<description><![CDATA[Mayıs ayında duyurduğumuz aylık &#8220;Çocuk ve Kitap&#8221; konulu fotoğraf yarışmamızın ilk ayı tamamlandı. Mayıs ayından itibaren yollanan fotoğrafların değerlendirildiği yarışmanın ilk ayının birincisi Karin ve Kuzey oldu.
Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com, Fototrek&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mayıs ayında duyurduğumuz aylık &#8220;Çocuk ve Kitap&#8221; konulu fotoğraf yarışmamızın ilk ayı tamamlandı. Mayıs ayından itibaren yollanan fotoğrafların değerlendirildiği yarışmanın ilk ayının birincisi Karin ve Kuzey oldu.</p>
<p>Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com, Fototrek ve Foturfotur.com işbirliğiyle düzenlenen yarışmada finalistler arasında seçim yapmakta zorlanan jüri sadece ayın birincisini değil, ilk üçünü belirledi. Buna göre:</p>
<p>Kuzey ve Karin birinci:<br />
<img class="alignnone" src="http://farm4.static.flickr.com/3621/3654429428_1167aa1f8c.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Tarantula rumuzu ile yarışan Bengü ikinci:<br />
<img class="alignnone" src="http://farm4.static.flickr.com/3610/3653627403_a67ff8fc85.jpg?v=0" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Ela üçüncü oldu:<br />
<img class="alignnone" src="http://farm4.static.flickr.com/3573/3653621583_81bd989a14.jpg?v=0" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Kuzey ve Karin Kipi&#8217;den kitap kazanırken ikinci ve üçüncülere özel indirim çekleri hazırlandı.</p>
<p>Yarışmanın Temmuz 2009 etabı 1-31 Temmuz 2009 tarihleri arasında sürecek. Fotoğraflarınızı fotograf@kipitap.com adresine yollayarak yarışmaya katılabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/cocuk-ve-kitap-fotograf-yarismasi-haziran-2009-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buz Devri 3: Dinazorların Şafağı İlk 5 Günde 300.000&#8242;i Geçti</title>
		<link>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/buz-devri-3-dinazorlarin-safagi-ilk-5-gunde-300-000i-gectiuzun-zamandir-beklenen-buz-devri-serisinin-ucuncu-filmi-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi-tum-dunyayla-birlikte-ulkemizde-de-carsamba-gu/</link>
		<comments>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/buz-devri-3-dinazorlarin-safagi-ilk-5-gunde-300-000i-gectiuzun-zamandir-beklenen-buz-devri-serisinin-ucuncu-filmi-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi-tum-dunyayla-birlikte-ulkemizde-de-carsamba-gu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 21:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kipi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kipitap.com/blog/?p=221</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır beklenen Buz Devri serisinin üçüncü filmi &#8220;Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı&#8221; tüm dünyayla birlikte ülkemizde de Çarşamba günü vizyona girip ilk beş gününde 310.000 seyirciye ulaştı.
Toplam 320&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/scrat.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-222" style="margin: 5px;" title="scrat" src="http://www.kipitap.com/blog/wp-content/uploads/2009/07/scrat.jpg" alt="scrat" width="442" height="205" /></a>Uzun zamandır beklenen Buz Devri serisinin üçüncü filmi &#8220;<strong><a href="http://www.sinema.com/film/227959/buz-devri-3-dinazorlarin-safagi">Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı</a></strong>&#8221; tüm dünyayla birlikte ülkemizde de Çarşamba günü vizyona girip ilk beş gününde 310.000 seyirciye ulaştı.</p>
<p>Toplam 320 salonda, 209 kopyayla vizyona giren Buz Devri 3, sadece ilk haftasonunda 200.000&#8242;den fazla kişi tarafından seyredildi. Filmin konusu kısaca şöyle:</p>
<p>Scrat yine asla ele geçiremediği meşe palamudunun, (ve bu sefer belki aşkın da) peşindedir. Manny ve Ellie yavruları minik mamutun doğmasını beklemektedirler. Miskin Sid, bulduğu dinozor yumurtalarından çıkan yavrularla kendine geçici bir aile kurar fakat bu, Sid için pek de iyi olmayacaktır. Kılıç dişli kaplan Diego da arkadaşlarıyla ilişkisinde çok yumuşak bir tavır sergileyip sergilemediğini sorgulamaktadır. Sid’i başına aldığı belalardan kurtarmak için çıktıkları yolculukta kendilerini birden gizemli bir yeraltı dünyasında bulan ekip, karşılaştıkları dinozorlar, aklını kaçırmış gibi duran değişik hayvan türleri, yeni bir bitki örtüsü ve tek gözlü, acımasız dinozor avcısı gelincik Buck ile heyecan dolu ve bir o kadar da eğlenceli bir maceranın ortasında kalırlar.</p>
<p><strong><a href="http://www.sinemaseans.com/film/227959/buz-devri-3-dinazorlarin-safagi">Filmin seanslarıiçin buraya tıklayabilirsiniz&#8230;</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kipitap.com/blog/2009/07/buz-devri-3-dinazorlarin-safagi-ilk-5-gunde-300-000i-gectiuzun-zamandir-beklenen-buz-devri-serisinin-ucuncu-filmi-buz-devri-3-dinozorlarin-safagi-tum-dunyayla-birlikte-ulkemizde-de-carsamba-gu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
