Ahmet Günbaş
1953'te bir kucak şiir ve bir avuç gökyüzü ile birlikte İzmir'de doğdu. Kucağındaki sözcükler dökülmeye yüz tutunca yazmaya başladı.
Arada arkadaşlarıyla dergicilik ve gazetecilik oynadı. En başarılı oyunlarını İzmir'de Dönemeç'te sergiledi.
Gazete okumakla yetinmedi gazetecilik de okudu. Yaşamını "Tekel"den kazandı. Trenleri ve çocuk sesleriyle çoğalan evleri çok sevdi; bir de bulutları, bir de çalışmayı... İnsanları bir de.
Çocukluk yurdu bildiği yerde, "Halkapınar'da bir göl vardı." demekten hep üzüntü duydu.
Üzeri örtlen anılar, yıkılan anıt evler-sokaklar hüzün verdi ona; bir tek duvarların yıkılmasına sevindi. Hüznünü, sevincini, sözünü; roman, öykü, anı, anlatı, derleme ve şiir kitaplarında söyledi. Çok sayıda "aferin" aldı.
Çocuklarla arkadaşlığını "Mustafa Kemal'ler Erken Büyür" dedikten on yıl sonra, bu kez de "Şiir Cebi"nde doldurdu.
Oyunlarını, gülmeceyi, şiiri, soluk alıp vermeyi İzmir'de sürdürüyor.